Arşiv tarihçesi Georges Bataille — Solar Anüs

summaryrefslogtreecommitdiff
blob: d792a3653e46bbcb493f7ec280441c25407def21 (plain)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
<p>&nbsp;SOLAR AN&Uuml;S<br />
&nbsp;A&ccedil;ık&ccedil;a ortadadır ki d&uuml;nya saf bir şekilde parodiktir, başka bir deyişle, g&ouml;r&uuml;nen her şey başka bir şeyin parodisidir veya aldatıcı bir formun i&ccedil;inde aynı şeydir.&nbsp;<br />
&nbsp;C&uuml;mleler yansımalara adanmış beyinlerin i&ccedil;inde dolaşmaya başladığından beri kimlikleştirme i&ccedil;in efor sarf ediliyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;m c&uuml;mleler koşa&ccedil;ların yardımıyla bir şeyi başka bir şeye bağlıyor; eğer birisi Ariadne&#39;nin d&uuml;ş&uuml;nceye kendi labirentinin sonuna kadar yol g&ouml;steren ipliklerini ilk bakışta ve b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;nde farkedebilseydi, her şey g&ouml;r&uuml;n&uuml;r bir şekilde bağlantılı g&ouml;z&uuml;k&uuml;rd&uuml;.&nbsp;<br />
&nbsp;Fakat c&uuml;mlelerin koşa&ccedil;ları bedenlerin birleşmesinden daha az sinir bozucu değildir, ve &quot;BEN G&Uuml;NEŞİM&quot; diye bağırdığımda, b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle bir ereksiyonla sonu&ccedil;lanır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &quot;olmak&quot; fiili şehvetli &ccedil;ılgınlığın aracıdır.&nbsp;<br />
&nbsp;Herkes hayatın parodik olduğunu ve yorumlamanın eksikliğini &ccedil;ektiğini biliyor. B&ouml;ylelikle, kurşun altının bir parodisi, su havanın bir parodisi, beyin Ekvador&#39;un bir parodisi, cinsel birliktelik de su&ccedil;un bir parodisidir, ve altın, su, Ekvador veya su&ccedil; her şeyin &ouml;z&uuml; olarak &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lebilir. Eğer şeylerin k&ouml;kleri gezegeni temel noktası olarak alan zemin gibi değil de gezegenin hareket halinde olan merkezinde tanımladığı dairesel hareket gibiyse , o zaman bir araba, saat veya dikiş makinesi de eşit olarak yaratıcı &ouml;zler olarak kabul edilebilirler.&nbsp;<br />
&nbsp;İki &ouml;nemli devinim , birleşimleri bir lokomotifin tekerlekleri ve pistonları tarafından ifade edilen rotasyon ve cinsel harekettir. Bu iki devinim karşılıklı olarak değiştirilir. B&ouml;ylelikle de anlaşılabilir ki d&uuml;nya, hayvanları ve insanları d&ouml;nd&uuml;rerek cinsel birliktelik oluşturur, ve sonu&ccedil; onu tahrik eden neden olduğundan dolayı da hayvanlar ve insanlar d&uuml;nyayı cinsel birliktelik oluşturarak d&uuml;nyayı d&ouml;nd&uuml;r&uuml;rler. Bu, simyacıların felsefe taşı olaraj aradıkları bu hareketlerin mekanik kombinasyonu veya değişimidir. İşte sihirli bir şekilde saygın olan bu kombinasyona doğru birisi t&uuml;m elementlerin arasında insanın yerini saptayabilir.&nbsp;<br />
&nbsp;Terk edilmiş bir ayakkabı, &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş bir diş, sivri bir burun ve efendilerinin yemeğine t&uuml;k&uuml;ren bir aş&ccedil;ı, bir bayrağın milletine olanını sevmektir. Bir şemsiye, altmış yaşındaki amca, seminer eğitimi alan bir rahip, &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş yumurtanın kokusu ve yargı&ccedil;ların boş g&ouml;zleri sevgiyi besleyen k&ouml;klerdir. Bir kazın karnını yiyen k&ouml;pek, kusan sarhoş bir kadın, ağzının suyu akan bir muhasebeci ve hardal kavanozu sevginin aracı olarak g&ouml;rev yapan karmaşıklığı temsil eder.<br />
Kendini başkalarının arasında bulan birisi &ouml;fkelenir &ccedil;&uuml;nk&uuml; neden diğerlerinin bir par&ccedil;ası olmadığını bilemez. Sevdiği bir kızın bitişiğindeki bir yatakta, neden dokunduğu beden yerine kendisi olduğunu bilmediğini unutur. Bunu bilmeden, kollarını sallarken onu kendisinin aslında kendi varlığını unutan kız olduğunu haykırmaktan alıkoyan akli karanlıktan acı &ccedil;eker.<br />
&nbsp;Sevgi veya &ccedil;ocuksu bir &ouml;fke, veya kocasından &uuml;nvan kalmış dul bir kadının kibiri, or veya b&uuml;ro pornografisi veya bir sopranonun elması toz tutan apartmanlarda unutulan bireyleri hayret i&ccedil;erisinde bırakır, ve onlar bir diğerini bulmaya &ccedil;alışırı fakat sadece parodik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler bulurlar, ve bunun sonucunda da aynalar kadar boş bir şekilde uykuya dalarlar.<br />
&nbsp;Kollarımda &ouml;ylece cansız duran kız artık bakabileceğim veya ge&ccedil;ebileceğim kapı veya pencereden daha yabancı değil. (Beni terk etmesine izin vererek) uyuduğumda farksızlığı, olan her şei sevmeye karşı bir acizliğin i&ccedil;inden tekrar keşfettim. Onu tuttuğumda kimi keşfedeceğini bilmesi imkansız, &ccedil;&uuml;nk&uuml; inatla eksiksiz bir unutmayı elde ediyor.&nbsp;<br />
&nbsp;Merkezinin ve kendisinin uzayda hızlı bir şekilde d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; ve daha geniş sonsuza kadar d&ouml;nen &ccedil;emberleri tanımlayan gezegen sistemleri, sadece tekrardan geri d&ouml;n&uuml;p d&ouml;n&uuml;şlerini tamamlamak i&ccedil;in kendi yerlerinden uzaklaşırlar. Hareket aşkın belirli bir par&ccedil;acıkta duramayan ve s&uuml;rekli birinden diğerine ge&ccedil;en bir şeklidir. Fakat bunu bu şekilde belirleyen unutma eylemi, hafızanın sadece basit bir kandırmacasıdır.<br />
&nbsp;Bir adam tabutun i&ccedil;inde aynı bir hayalet gibi kalkıp aynı şekilde geri d&uuml;şer, birka&ccedil; saat sonrasında kalkıp yine d&uuml;şer, ve her g&uuml;n aynı şey olur; g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ndeki atmosferle olan bu b&uuml;y&uuml;k birleşme g&uuml;neş etrafındaki karasal d&ouml;n&uuml;ş tarafından d&uuml;zenlenir. B&ouml;ylelikle de, karasal hayat bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n ritmine taşınsa da, bu hareketin imgesi d&uuml;nyaya d&ouml;nmez, fakat yeniden girmek i&ccedil;in, erkek dişiye girer ve neredeyse tamamen g&uuml;n ışığına &ccedil;ıkarlar. Aşk ve hayat birbirinden ayrıymış gibi g&ouml;z&uuml;k&uuml;r &ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyadaki her şey &ccedil;eşitli genişliklerin ve s&uuml;re&ccedil;lerin titreşimleriyle kırılmıştır. Ancak hi&ccedil;bir titreşim yoktur ki kesintisiz dairesel hareketler tarafından birleştirilsin; aynı şekilde, d&uuml;nyanın y&uuml;zeyinde giden bir lokomotif, s&uuml;regelen bir başkalaşımın imgesidir.&nbsp;<br />
&nbsp;Tıpkı onlara girmek i&ccedil;in bedenlerini terk eden penisler gibi, varlıklar sadece &ouml;lmek i&ccedil;in doğar. Bitkiler g&uuml;neş doğrultusunda doğarken yery&uuml;z&uuml; doğrultusunda &ouml;l&uuml;r. Ağa&ccedil;lar yery&uuml;z&uuml;n&uuml; fazlaca g&uuml;neşe doğrulmuş &ccedil;i&ccedil;ekli penislerle doldurur. Zorla y&uuml;kselen ağa&ccedil;lar ise bir yıldırım tarafından devrilerek veya k&ouml;k&uuml;nden ayrılarak son bulur, ve yere devrilerek, başka bir formda tekrardan gelir. Fakat onların &ccedil;ok evreli birleşmeleri tekd&uuml;ze olan karasal d&ouml;nmenin bir fonksiyonudur.&nbsp;<br />
&nbsp;D&ouml;n&uuml;şler tarafından birleşmiş en basit organik hayatın imgesi ise gelgitlerdir. Denizin y&uuml;kselmesinden, (başka bir deyişle) d&uuml;nyanın ay ile tekd&uuml;ze birleşiminden, &ccedil;ok evreli ve d&uuml;nyanın g&uuml;neşle organik birleşimi gelir. Fakat g&uuml;neşsel sevginin ilk formu akışkan elementin &uuml;st&uuml;ne &ccedil;&ouml;ken buluttur. Yıldırım atmosferin katmanlarını delerken, erotik bulut bazen bir fırtına olup d&uuml;nyaya yağmur olarak d&uuml;şer. O yağmur ise yakın bir zaman sonra hareketsiz bir bitki olarak y&uuml;kselir.&nbsp;<br />
&nbsp;Hayvan hayatı tamamen denizlerin hareketinden gelir ve, bedenlerin i&ccedil;inde, hayat tuzlu sulardan gelmeye devam eder. O zaman deniz, penisin heyecanının altında sıvılaşan bir dişi organ rol&uuml;n&uuml; oynamıştır. Deniz s&uuml;rekli olarak mast&uuml;rbasyon yapar, ve erot hareket tarafından canlandırılan suyun i&ccedil;inde i&ccedil;erilen ve mayalanan katı elementler de u&ccedil;an balık formunda fırlar.&nbsp;<br />
&nbsp;Ereksiyon ve g&uuml;neş, aynı bir kadavra ve kilerin karanlığı gibi skandal yaratır. Bitkiler birbi&ccedil;imli şekilde g&uuml;neşe d&ouml;nerler. İnsanlar ise ağa&ccedil;lar gibi faloid olmalarına rağmen, diğer hayvanların aksine, g&ouml;zlerini başka y&ouml;ne &ccedil;evirir. İnsan g&ouml;z&uuml; ne g&uuml;neşe, ne birleşmeye, ne kadavralara, ne de bilinmezliğe tolere eder. O g&ouml;zler sadece başka tepkimelere tolere eder.&nbsp;<br />
&nbsp;Y&uuml;z&uuml;m kana bulanmışsa, o kırmızı ve tiksindirici olur. O aynı anda hastalıklı reflekslerle hem kanlı bir ereksiyona, hem de ahlaksızlığa ve su&ccedil;lu bir &ccedil;apkınlığa ihanet eder. Bu y&uuml;zden korkmadan s&ouml;yl&uuml;yorum ki y&uuml;z&uuml;m bir skandaldır, ve tutkularım sadece JESUVE &nbsp;tarafından ifade ediliyor.&nbsp;<br />
&nbsp;Karasal k&uuml;re, an&uuml;s&uuml; olarak hizmet eden volkanlarla kaplıdır. Bir şey yemeseler bile, bağırsaklarındaki par&ccedil;ayı dışarı &ccedil;ıkarırlar, ve bu par&ccedil;alar bir raketle fırlayıp geri d&uuml;şerler, ve JESUVE&#39;&uuml;n taraflarını akıtıp her yere korku ve &ouml;l&uuml;m sa&ccedil;arlar. &nbsp;<br />
&nbsp;Aslında, d&uuml;nyanın y&uuml;zeyinin erotik hareketleri denizinki kadar verimli değildir, fakat en azından daha hızlıdır. D&uuml;nya bazen cinnet ge&ccedil;irircesine mast&uuml;rbasyon yapar, ve her şey kendi y&uuml;zeyine yığılır. B&ouml;ylelikle, Jesuve aklın i&ccedil;erdiği fikirleri soyup skandal bir &nbsp;p&uuml;sk&uuml;rme g&uuml;c&uuml; veren erotik hareketin imgesidir. Bu p&uuml;sk&uuml;ren g&uuml;&ccedil;, alt tabakadiklerin i&ccedil;inde birikir. Komunist iş&ccedil;iler, burjuvalara kıllı cinsel organlar kadar &ccedil;irkin ve kirli gelir, veya daha al&ccedil;ak bile g&ouml;r&uuml;nebilirler; er ya da ge&ccedil; aseks&uuml;el soylu burjuvaların kafası kesildiğinde skandal bir p&uuml;sk&uuml;rme olacak.&nbsp;<br />
&nbsp;Felaketler, devrimler, ve volkanlar yıldızlar ile sevişmez. Erotik devrimsellik ve volkanik tutuşmalar cennetleri yakıp kavurur. Şiddetli sevgide olduğu gibi, verimliliğin kısıtlamalarının ardında yer alırlar. &nbsp;G&ouml;ksel verimliliğe karşı karasal felaketler, koşulsuz karasal sevginin imgesi, kuralsız ve ka&ccedil;ışsız ereksiyon, skandal ve korku vardır. &nbsp;&Ouml;yleyse sevgi boğazımda bağırır; Ben k&ouml;r edici ve yakıcı g&uuml;neşin parodisi JESUVE&#39;&uuml;m. &quot;Sen gecesin&quot; diyebileceğim kızı kirletirken boğazımın kesilmesini istiyorum. G&uuml;neş geceyi &ouml;zellikle sever ve o aydınlık şiddetini, rezil penisini d&uuml;nyaya g&ouml;nderir, fakat her ne kadar gececi karasal enginlikler s&uuml;rekli olarak solar ışınların rezilliğine doğru ilerlese de kendisini bakışa veya geceye ulaşmaya aciz hisseder.<br />
&nbsp;Solar halka, her ne kadar an&uuml;s gece olsa da g&uuml;neş dışında hi&ccedil;bir şeyle karşılaştırlamayacak olan onun bedeninin an&uuml;s&uuml;d&uuml;r.&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>